|
Son günlerde coğrafyamız oldukça tarihi gelişmelere tanıklık ediyor. Bir yandan seçimler nedeniyle hummalı bir gündem ilerlerken, Kürt özgürlük savaşçıları tüm Türkiye'yi adeta sarsan bir eylem tarzı sergiliyorlar. Buna karşılık Kürt sorununun temel nedenleri ile çatışmaların yeniden başlamasının nedenlerini doğru tespit edip, çözüm çizgisine girmek yerine, geceyarısı e-muhtıraları ile Genelkurmaylık, Cumhurbaşkanlığı, tam bir milli mutabakat çizgisinde hareket eden siyasi partiler ve medya kuruluşları oldukça rizikolarla dolu bu ortamda toplumu tam bir kaosa sürüklüyorlar. Çok sınırlı olan birkaç duyarlı ve doğruya yakın değerlendirme dışında sağduyulu yaklaşımlardan sözetmek oldukça güç. Yine çok açıktır ki, sağduyulu yaklaşım sergileyen ve yapıcı yaklaşmaya çalışan taraf, Kürt tarafıdır.
KCK Yürütme Konseyi bugün itibariyle yapmış olduğu açıklama ile bir daha sağduyulu bir yaklaşım göstermiştir. Son dönemde tüm kurumlar aracılığıyla toplumsal gerginliğin yükseltilmesinin arkasında Türk ordusunun olduğunu belirterek, gerillanın kendini savunmanın dışında eylem düzenlemediğinin ifade edildiği Yürütme Konseyi açıklamasında “Güçlerimiz duyarlı ve sorumlu davranmayı bilecektir ve kendini savunma dışında eylem yapmayacaktır” denildi. Bu seçimlerin sağlıklı bir ortamda yürütülmesi için oldukça önemli bir fırsattır.
Aksi bir yaklaşımla şiddeti daha da tırmandırmak, bir Türk-Kürt savaşını kaçınılmaz kılacaktır. Bu tehlikeye yıllardan beridir dikkat çeken Kürt öncü güçlerinin belirttiklerine kulak vermeyen bir gerçeklik malesef Türkiye'de hala egemendir. Kapsamlı operasyonlar görmezden gelinerek sözde solu ve ilerici değerleri temsil eden bazı kesimler de tek yanlı bir yaklaşımla gerilla güçlerini mevcut gerginliklerden sorumlu tutuyor. Bu düpedüz vicdansız bir yaklaşımdır. Bırakalım PKK ile bir çözüm geliştirmeyi, Kürtlerin tüm alanlardaki kazanımlarına karşı tahammülsüz bir Türkiye gerçekliği vardır. İnsanlar sadece Ahmet Kaya t-shirtleri giydikleri için bu ülkede linç ediliyorlar. Osman Baydemir Kürtçe kutlama mesajları ve davetiyeler yazmaktan dolayı hakkında açılan kaldığı soruşturmalar ve davalarla neredeyse Guinnes rekorlar kitabına girecek.
Tüm bunları önlemek yerine daha da tırmandıran açıklamalar devletin en üst kademelerinden ve ordudan geliyor. Köşkte bulunduğu onca yıldan beridir gıkı çıkmayan Cumhurbaşkanı bile şahinlik taslıyor. Çatışma ve eylemler sonucu yaşamını yitiren ve çoğu da fakir fukara çocukları olanların kanları üzerinden seçim pazarlıkları yapılıyor. Sağdan sözde sola, sözde soldan sağa kıvıran ve tam bir keşmekeşe dönüşen seçimlerde üçüncü bir alternatif olarak her zamandan daha fazla büyük bir şansa sahip olan kesim ise gerçekten de Bin Umut Adayları.
Binbir oyunla seçimlere girmesi engellenen, zindanlara alınmanın, soruşturmalardan geçmenin, YSK engellerine takılmanın gölgesinde çalışmalarını sürdüren Bin Umut Adayları barıştan, özgürlükten, kardeşleşmekten yana olanların doğru adresidir. Adayların belirlenmesinde, profillerlinde bazı eksiklikler olabilir. Özellikle kadın adayların arttırılması için daha güçlü hazırlıklar yapılmaması ve kadın kotası %40 olarak belirlenmesine rağmen aday başvurularının %25'lerde kalması eleştirilmesi gereken çok ciddi bir sorundur. Ancak bu tarihsel fırsatın en güçlü bir biçimde değerlendirilmesi için bir birlik yaklaşımına ihtiyaç vardır. Farklı halkların ilerici insanları, farklı inançlara mensup kesimler, cinsler, kısacası tüm herkesle sağlıklı bir diyalog kurulması ve tüm kesimlerin istem ve taleplerinin gözetilmesi çok daha önemlidir. Bu sağlanırsa ve ilkeli-ahlaklı bir yaklaşım gösterilirse, başarı kaçınılmaz olacaktır.
Başarılı olmanın kilit noktalarından biri de, erkek egemen mantığın tüm iktidarcı ve devletçi yapılanmalarından kurtulmak ve zihniyette bunun tüm izlerini aşmaktır. Aksi halde sadece belli statüler elde etmek ve bununla yetinmek mantığı doğacaktır ki, bu durum da coğrafyamızda yaşayan, barış ve huzur özlemiyle dolu tüm halkların umutlarına vurulan en büyük darbe olacaktır. Bu nedenle seçim dönemi tüm açılardan dikkatle izlenmesi ve sorumlu katılım gösterilmesi gereken bir süreç oluyor. Bu nedenle Bin Umut Adayları ile umutlarımızı bine katlayalım. |