Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerYaşanan her şeyin bir nedeni ve bir sonucu vardır.
Mehmet Sögüt
Mehmet Sögüt85 yıl süren hüzün mevsimi
Mahmut Aslan
Mahmut AslanAcı iki taraflıdır...
Günay Aslan
Günay AslanSavaş bitti, bitiyor
Ahmed Aktaş
Ahmed AktaşZIMANÊ BERXWEDANÊ
Mihemed ORHAN
Mihemed ORHANDewleta Tirk Hertim Dixwaze Raya Giştî Bi Xapêne
Cemil Bayık
Cemil BayıkKomploya Navneteweyî didome
Ahmet Dere
Ahmet DereLi Belçîkayê Konferansa Kurd
Kakşar Oremar
Kakşar OremarTama Jiyanê: Kurdistan u Ewropa
Selahattin Erdem
Selahattin ErdemKomplonun 10 yılı
SONGÜL BEYAZGÜL
 SONGÜL BEYAZGÜL ‘Her şehit için bir DTP’li öldürülmeli’
Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıKanlı Bayram, DTP ve Tezkere
Özgür BİLGE
Özgür BİLGEDinsiz Haşmetli
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNİlker Başbuğ ve Toplumu Yeniden Kurmak
Serbest Rêzan
Serbest RêzanVegera ji nîvê rê jî kar e, lê..?
Mahir Deniz
Mahir DenizFELSEFEYE GİRİŞ -17-
Mizgîn Bîngol
Mizgîn Bîngol16 SAL BERÊ
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülVahşetin fotoğrafları...
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHARŞEVA ÇÛYÎ
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozHer însan siwarê hêviyên xwe ye
Cemo Devrim
Cemo Devrim Avrupa’dan Botana, şahinler ülkesine gidenlere...
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalSavaşın gölgesinde 1 Eylül’e giderken
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaEBEDİ KOMUTAN’A
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanBÜYÜK ARAMAK, BÜYÜK BULMAYA ÇALIŞMAK, BÜYÜK SAVAŞI DOĞURDU
Fırat Penaber
Fırat PenaberŞİMDİ DALMIŞIM
Teman Dep
Teman Dep1 HAZİRAN KADIKÖY MİTİNGİ, ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM VE MEDYA
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluNobedarên Azadiyê
Ömer Yüce
Ömer YüceAvusturya’nın Graz kentinde Amara Gençlik Festivali heyecanı başladı.
Konuk Yazarlar
Konuk YazarlarHasan ÇARÇELA: 3. Dünya savaşı
Hozan Dîno
Hozan DînoBitmeyen Yolculuk..!
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Hüzün Takılır Kalemlerimizin Ucuna



Yazar Adı: Mehmet Sögüt

Yazar İletişim: http://www.mehmetsogut.com


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 4.07.2007 Saat: 22:06

Hüzün bir ilmektir artık boynumuzda
Susamış bir ceylanın boğazına takılan
Hazan dakikaları arasında bir Newroz’um şimdi
Yürekleri kana bulanmış kınalı annelerin türküsü
Seyirlik bir oyundur artık resmimiz...
Rumet Farqini’ ye ait olan yukarıdaki dizeler Kürdün kaderi olan hüznü anlatıyor. Arapça kökenli olan ‘Hüzün’ kelimesini her duyduğumda aklıma halkımın çileli yaşamı gelir ve kahrolurum. ‘Yürekleri kana bulanmış kınalı annelerin türküsü’ gelir kulaklarıma. Bir çığlık, bir uzun hava gelir doluşur kulaklarıma ve yüreğim bir deprem yerine döner.
Yıllardır zorba sistemler tarafından yok edilmek istenen bir halkın duygularını ve yaşadıkları trajedileri dile getirmek kolay olmasa gerek. Köyleri yakılan, horgörülen, dirhem dirhem iskencelerle öldürülen, zindanda tutulan binlerce tutsağımıza ve dağda kahramanca zulme karşı koyan kahramanlarımıza layık olabilmek kalemimizi vicdanımızın emrine vermekle mümkündür. Ve onlara karşı sorumluluklarımızın çok ağır olduğunu hiç unutmamak gerekiyor. Genç şair Rumet Farqini bunun bilincinde. Yazarken kalemi yüreğine batırdığı izlenimini veriyor.
Belliki Rumet Farqini acılar görmüş, hüzünler yaşamış ve kulağına katliamlarda yapılan vahşetler fısıldanmış. Belki de en yakınını kaybetti bu son yirmi yıllık savaşta. Yazarken, o yüce insanların yaşamını irdeliyor sanki.
Ve çok ağır bir yüktür o yüce insanların yaşamını irdelemek. Yazdığımız zaman acı çektiğimizi, hem de ölesiye acı çektiğimizi belirtmek isterim. Özellikle sürekli bana sorulan bir soru var: Niye hep hüzünlü yazıyorsun? Bunun cevabını yukarı da biraz belirttim. Ve ekliyorum. Çocukluk dönemlerime tekabül eden Maraş katliamı var. Orada gelinlerimizin karnını yarıp bebeklerini duvarlara çaktılar. İnsanlarımızı vahşice katlettiler. Diyeceğim şu, böylesi bir katiam çocukluğuma tekabül etti. Ve ben, bu katliamda yapılan vahşetleri dinleyerek büyüdüm. Her yıl katliam tekrar olacakmış haberlerinin yayılması da cabasıydı. Kısacası, her Kürdün yüreğinde bir katliamın ya da bir katlin kara hatırası vardır.
Hayatımız boyunca vahşetler, iskenceler ve ölümler görerek yaşadık. Ülkemizin her karış toprağı bombalandı. Öldürülen her insan bizden bir parça alarak gitti. Açıkcası ölenle biz de öldük. Ülkemize düşen her bomba yüreğimize düştü. Kimimiz iskencelerden, kimimiz ölümlerden geçtik. Yakınlarımızı kaybettik; Oğullarımızı, kızlarımızı, babalarımızı, ağabeylerimizi, kardeşlerimizi...
Yakınlarımız, kör bir kurşunla ya da iskencelerden geçerek can verdiler. Birçok insanımız da titrek bir sonbahar yaprağı gibi savruldu dünyanın dört bir yanına. Bu nedenlerden dolayı hüzün takılır kalemlerimizin ucuna.
İnsan yaşadıklarıyla vardır. Gördükleriyle ve duyduklarıyla da. Daha sonraları savrulup gitse de, sabit kalan o yaşanan hüzünler oluyor. O hüzünler gelip yakana yapışıyor. Hele ki o vahşetler, çocukluk dönemlerine tekabül etmişse bırakmıyor yakanı...
İnsanlar çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinin geçtiği yerlerden ömür billa kopamaz. Nereye giderse gitsin, gözlerini açtığı o ilk toprakları arar. Acısıyla tatlısıyla...
Hangi sahnede bize bir rol bulunur bilinmez belki
Ama hayatın oyununu bozmaya yeminli kirpiklerim...
( Rumet Farqini)
Yazdıklarımız tüm bu acıların bir dökümüdür. Yazarken de ister istemez bu çocukluk ve ilk gençlik dönemlerimizde yaşadığımız şeyler gelip kalemimimizin ucuna takılır. Aynı zamanda Kürdün gerçekliğidir acı ve hüzün. ‘Ama hayatın oyununu bozmaya yeminli’yiz biz. Öyle görünüyor ki birlik olmadığımız sürece de payımıza hep hüzün düşecek. Evet, evet birlik olmadığımız sürece payımıza hep hüzün, hep acı ve katliamlar düşecektir. Birliğe giden yol görünüyor ve doğal olarak da acının ve hüznün son bulacağı günler de yakın...

YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yorumlar
Yazan: xazar     Tarih : 2007-07-04 22:45:09     Puan :
Kürdün yakansında hüzün sökülür.
Rumetin kalemninde tohum verir güller.....
Son demidir alçağın naralarının....
ufukta göründü vatan......

HEVAL KALEMİNE SAĞLIK.İNAN HİÇ BİR ACI BOŞUNA DEĞİLDİR.ZAFER KÜRDÜNDÜR.....YAŞANILANLARDA VARSIN OLSUN.KAZANIMIN BEDELİDİR.HİÇ BİR KÜRT ARTIK KEDERLENMEMELİ.HEDEFE KİLİTLENMELİ.MUTLU KAL.....UMUTLU KAL...

Yazan: ezay     Tarih : 2007-07-16 16:07:43     Puan :
SEVGİLİ HEWAL YÜREĞİNE SAĞLIK

 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·85 yıl süren hüzün mevsimi
·Bir tutam ışık demetidir ZulaMavi
·Rap isyan müziğidir
·Onursuzlar Lanetlenir
·Şiiri seçmek ya da şair olabilmek
·Sesi kesilmek istenen Ozan
·Alternatif Bir Futbol Takımı
·Bu Yazım Farklı olsun Istedim
·Bir turna gibi süzüldüler gökyüzüne
·Kürtçe Rock’un İkinci Kilometre Taşı: Koma Rewşen

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.


Sayfa Üretimi: 0.124 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.