| |
| Eklenme Tarihi: 21.01.2006 Saat: 02:22 |
|
|
Türkiye'de ve dünyada büyük insanlık ideali adına yola çıkmış ve çıkan binlerce insan büyük TOLSTOY'un bu söylemini görmemek ve bilmemek için olabildigince çaba içindeler.Özellikle militarizmin gölgesinden kurtulmamaış ve hala üçüncü dünya ülkesi olmaktan kurtulamamış Türkiye toplumunda ve yönetiminde bu söz olabildigince yabancı bir kavram gibi duruyor.Son zamanlarda hepimizin þu ya da bu şekilde takip edegeldigi en önemli gündem her ne kadar KUŞ GRIBI ya da KATIL (sayın!!!)AGCA oldugu sanılsa da aslında son günlerin en hayati gündemi SAYIN ÖCALAN'a uygulanan anti insani hücre cezası olması gerektigini ifade etmek isterim.Son MILLI GÜVENLIK SIYASET BELGESI(MGSB)'nin açiklanmasi sonrasinda alinan aleni karar,teröre(!!!)topyekün karşı duruş oldugu bilinmektedir.Bu topyekün karşı duruş için devletin tüm kademeleri memur kılındı.Yazılı ve görsel medyadan tutun.Üniversitelere,Marjinal kitle örgütlerinden devletin tüm merciilerine kadar her kes bu talimatı aldı ve almakla kalmadı takipçisi oldugunu da deklere etti. Kürtlerin legal alanda çok önemli bir sinerjiyi yakalamıþ olmanın arifesinde, Avrupa Birligi'nin bazı kademelerinde KÜRT Sorunu'nun tartıþmaya açılması, halkın SAYIN ÖCALAN'ı SIYASI IRADESI olarak kabul ettigi v.b önemli gelişmelerin yaşandıgı sırada ne oldu da ''tecrit içinde tecrit''konsepti başladı. Bir kere mevcut TCK 'nın muhtelif maddelerinde ''HÜCRE'' cezasının verilebilmesi için bazı olayların meydana gelemsi gerektigi açıklanmışýır. Nedir bu olaylar; Hapishane yönetimine isyan yetmek, hapishanenin düzenini bozucu hareketlerde bulunamak, Sayım vermemek v.b.Şimdi AHIRMAN'ın orduları tarafından kuişatılmış ve bir kilometrkarelik alanı savaþ sırasında uygulanan güvenlikli alan ilan edilmiş, dört yanı deniz ve HÜRMÜZ misali tek başına yaşama direnen SAYIN ÖCALAN'ın kanunla belirlenmiş cezayı gerektirecek eylemleri yapmanın maddi olguları yok. Bu da beraberinde gerekçenin ifade edildigi gibi SAYIN ÖCALAN'ın örgütü yönetme ve örgüt propagandası yapma gibi sıradan bir bahanenin ne kadar da gülünç ve ilkel oldugunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.Suçlular korkak olur lafına uygunluk bu kadar olur.Kalkın ey gizli ve açık devletin esirleri deyin ki ''BIZ ÖCALAN'I YAŞARKEN ÖLDÜRECEGIZ VE MAZERETSIZ ONU TECRITTE TUTUYORUZ'' bunu diyecek kadar cesaret sahibi degilseniz varın gidin kendinize tarihin çöplügünde yar arayın
Peki SAYIN ÖCALAN neden bunca zor ve normal bir insanın dayanamayacagı tecrit koşullarında yaşatılıyor??? Cevabı başta büyük TOLSTOYUN ifade ettigim sözünde de yer alıyor. Öcalan, önce kendini degiþtirmekle bagladı iþe ve böylelikle mazhar oldu''katil ve vahþi ruh haliyle büyümüş insanların '' lanetine ama o adamlar geç kaldıklarının fakına varmadılar uzun süre. Farkına vardıklarında ise iş işten geçmişti zira milyonlar o BÜYÜK insanın söylemlerini kendilerine eylem kılmış ve ok yaydan çıkmıştı. Işte o katil ruhluların ÖCALAN'a uygulama istedikleri tecrit bundan kaynaklanıyor.Çünkü ÖCALAN,''21.yüzyla ışık tutacak yeni bir felsefe çalıþması içinde ''oldugunu ifade etmiştir.Ve kanımca bu bile kara ruhlu insanların uykusunu bölmeye yeterli gelmiştir.Nedir bu bahs edilen felsefe. Bunu anlamak için derin çalışmalar yapmak suretiyle akademik kariyer peşine düşmeye gerek yok. Agzından dökülen her kelimenin aslında bu felsefenin ne anlam taşıdıgııý bi hakkın anlatıyor. Kaldı ki biz KÜRT ler dahi hala bunu anlamamak adına çaba sarf ediyoruz. Bakmayn ÖNDER ÖCALAN'a imza bildiriminde bulunarak sahip çıkıldıgına ,hala O'nu bizden başka insanlara anlatma konunusunda olabildigince kısırız malesef .Zira her alanın mutlak surette ÖNDER ÖCALAN'ın anlatım alanı oldugunu zaman zaman unutuyoruz ya da unutmuş olmak işimize geliyor. Her ikisi de tehlikeli.Varlıgı tartışılmaya dahi deger bulunmayan bir halka MARKSIZMI, FELSEFEYI,ETIGI,ÖZGÜRLÜGÜ ve BIR ARADA YAŞAMAYI ögreten ÖNDER ÖCALAN bir çok katil ruhlu insanın dünyasına karabulut gibi girmiştir.Ve bu karabulutlar içinde yaşamaya mahkum insanlar O'nu kâh ISA yerine koydular ve çarmıha gerdiler, kâh Nuh'un yerine koydular CUDI'nin yüksekliklerine esir etmek istediler ama kimse O'nda EYÜP sabrı ve SPARTAKÜS insancıllıgı oldugunu hesaba katmadı. Kimligimiz nasıl ki bizi kimseye benzemez yapan şeyimiz (AMIN MAALOUF) ise ÖNDER ÖCALAN da KÜRT için olmazsa olmaz yaşam kaynagı ve dünya halkları için ise bir barış ve emniyet teminatıdır.Son zamanlarda ÖNDER ÖCALAN üzerinde yaratılan yeni tecrit konsepti toplumun aktıf unsurlarını tabiri caizse teyyakuza ve sonu belli olmayan yeni saldırılara sevk etmektedir.Halkıyla bu kadar ilişkilenmiş bir ÖNDERLGIN hayat hakkı her şeyin üstündedir. Efendiler!!! sakın KÜRDÜN sabrını sınamayın, sakın kutsallıklarına el uzatmayın ve sakın yanlıþ hesaplar içine girmeyin.Çünkü ÖNDER ÖCALAN'ýn yaymak istedigi BARIŞ tohumları yerini malesef ki intikam çiçeklerine bırakabilirler.Unutmayın ki bir gün adalet ve barış hepinize de lazım olur.Adaletin kılıcını halkların boynuna degil katil ruhluların suratlarına tutun.Kaldı ki Türkiye'de adaletin olduguna yönelik en küçük bir emareye rastlamak bile güç.Ama DUVERGER'in dedigi gibi''adaletin olmadıgı yerde her kes suçludur.''Adaleti seven ve savunan insanlarla bir gün kolkola 21 YÜZYILIN YENI FELSEFESINI YARATAN' a kavuşacagımız özlem ve temennileriyle...
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|