|
15 Agustos yaklasirken, 23 yillik "düsük yogunluklu" savas yillarini da geride birakmis olacagiz. 23 yillik savas ve yarattigi tahribatlar, insan psikolojisinde yaratmis oldugu travmalar, doga tahribati, dökülen kan ve analarin gözyaslari anlasilan imhaci ve inkarci klik tarafindan yeterli görülmüyor.
50 bin civarinda yasamini yitiren insanla birlikte kirli savasa, kürdün inkarina, yok sayilmasina yatirilan 450 Milyar dollar; bu rakami gecenlerde bir televizyon kanalinda sayin Sirri Sakik aciklamisti ve o da bu rakami Istanbulda iki kurulusun yapmis oldugu arastirmaya dayandiriyordu. 300 Milyar dis borc, 450 Milyar dollar bu cografyanin en eski halkinin dilini, kimligini ve kültürünü inkar etmek, hakli taleplerini kanla bastirmak icin, iscinin, köylünün, memurun kisacasi halkin bogazindan kesip, cebinden aldigi vergilerle silah tekellerine ve onlarin Türkiye deki aracilarina aktarilan para. Bu para ile hem borclar sifirlandirilirdi ve hemde arta kalan 150 milyar dolar yatirima, altyapiya yöneltilerek issizlik sorunu belli oranda cözülür, halkin egitim, saglik ve refah düzeyi yükseltilebilinirdi. Ancak beyinlerini vatan, millet, sakarya, vatan bölünmez, tek dil, tek ulus ve tek bayrak milliyetci, inkarci ve irkci söylemlerle uyusturduklari, düsünme yetilerini ipotek altina aldiklari kitleler bu kirli savasin sürmesi yönünde tavir icerisine girdikleri oranda bu rakamin dahada büyüyecegi ve ekonominin kaygan bir zeminde seyretmesi anlamina geliyor.
Bununla yetinmeyen bu klik Kürdistan da hem dogayi tahrip ediyor, hemde insanlarin yasam alanlarini daraltarak, göce zorlayarak topraklari insansizlastirma politikasi izliyor. Kürdistan da yeraltindaki mayin sayisi, kullanilan kimyasal silahlar, atilan bombalar ve yakilan binlerce hektarlik ormanlik alanlarla doga katledilirken, temel amac katledilen dogayla birlikte insanligi katletmektir.
Dersim de munzur üzerine yapilmis ve yapilacak barajlarla Dersimin dogal ve cografik yapisi tehdit altinda, Dersim e özgü bitki örtüsü ve hayvan türleri yok olacaklar. Hasankeyf sular altinda kalacak. Avusturya, Almanya ve Isvicre anlasildigi kadariyla kredi musluklarini acmislar. Binlerce yillik tarihi kültür kenti Hasankeyfle birlikte aslinda sularin altina gömülmek istenen 5 bin yillik Mezopotamya halklari ve onlarin tarihleridir. Buna karsi varmi bizim bir projemiz, nasil engelleyecegiz bu baraj denen cevreyi betonlastirma ve ülkeyi insansizlastirma operasyonlarini. Bunun adi dogaya, tarihe ve kültürümüze karsi operasyondur. Baska anlami yok. Askeri operasyonlar Kürde karsi, Baraj yapimi ve orman yakma operasyonlari ise dogamiza ve tarihimize karsi yapilmaktadir.
23 yillik kirli savas süresince yakilan ormanlarin bir hesabi yapildi mi? Binlerce hektarlik ormanlarimiz yakildi, tarihi magaralarimiz bombalarla havaya ucuruldu. En son Dersim de aldiklari darbenin intikamini yine ormanlarimizdan aldilar. ANF nin bir kereligine gectigi haberde ormanlarin atese verildigi yazilmisti. Cudi de, Gabar da, Munzur da vb. Kürdistan in diger alanlarinda yakilan ormanlarin hadi hesabi var mi? Nerede o zaman bizim sivil toplum örgütlerimiz, cevrecilerimiz? Özellikle demokratik ekolojik toplum paradigma savunucularina burada cok önemli görev düsmektedir. Onbinlerce insan Hasankeyfe kamp kurar ve bu pasif direnisi sonuna kadar sürdürürse, o zaman Avusturya, Almanya ve Isvicre bu projelerden vazgececeklerdir. Avusturya da Yesiller hareketi zaten bu protestolar sonucu dogdu. 1984 yilinda Hainburger Au eylemlerinin Avusturya tarihi acisindan, cevre politikasi, demokratik siyaset acisindan anlami büyüktür. Tuna kenarindaki ormanlarin kesilip oraya baraj yapimi planlanmis, ancak özellikle ögrenci genclik ve aydinlarin direnisi Avusturya hükümetine geri adim attirmisti. Bunun örnekleri Almanya ve Isvicre de e var. O halde bizde neden olmasin, demokratik sivil toplum örgütleri güc olmak istiyor, sadece sözde degil eylemleriyle de var olduklarini ispatlayabilir, Hasankeyf konusunda, Munzur üzerinde kurulacak barajlar konusunda tarihi sorumluluklarini yerine getirebilirler. Unutmayalim, dogayi katletmek, topraklari insansizlastirma, tarihlerini unutturmak icin sular altina gömme siyaseti, yürütülen savasin bir parcasidir. Savasa, doga ve tarih katliamina karsi cikmak ise her insanin görevidir, gelecegimizi kurtarmak istiyorsak, en basta bunlara karsi cikmak zorundayiz.
Munzur Dersim |