| |
| Eklenme Tarihi: 15.08.2007 Saat: 22:34 |
|
|
Rojbin Parişan’ın Aram Yayınları’nda çıkan öykü kitabı kayıp olan iki yanımızın hikayesini anlatıyor. Bu kayıp yanlarımızdan biri kadındır. Diğeri de ayaklar altında olan onurumuz ve ülkemizdeki tükenmek bilmeyen özgürlük arayışımızdır. O ülkedir ki uğruna binlerce insan ölümlere gitmiştir. Ve bir özgürlük arayışıdır ki, bugün kadınlarımız da erkeklerimiz de kayıp olan yanlarını yani özgürlüklerini aramaktadır. Antik Yunan filozofu Platon’a göre, kadınlar ve erkekler yaratılışın ilk dönemlerinde yapışık ikizler gibiydiler. Yani kadın ve erkek bugünkü hallerine hiç benzemezlermiş. Tarihin ilk dönemlerinde tek boyunları, tek kafaları, dört bacakları, dört kolları, çift cinsel organları ve ayrı ayrı yönlere bakan çift yüzleri olan androjen varlıklar mevcutmuş. Bu varlıkların dört bacakları ve dört kolları olduğu için çok çalıştıklarını fark eden kıskanç Yunan tanrıları bu duruma son vermek isterler. Bu androjenler, çift tarafa bakabildikleri için kalleş tanrıların saldırılarını da engelleyebiliyorlarmış. Ve hiç yorulmazlarmış bu acayip kılıklı androjenler. Çift cinsiyetleri olduğunda üremek için başkalarına da ihtiyaç duymazlarmış. Olympos’ daki tanrıların mutlak hakimi olan Zeus bunun üzerine şimşeklerini fırlatarak androjenleri ikiye böler. Böylece kadın ve erkeğin oluştuğunu söyler Platon. Platon’un ifade ettiği yaratılış hikayesini hangi kitapta okuduğumu hatırlamıyorum, ama Rojbin Perişan’ın ‘’Saçlar ve Gölgeler’’ adlı öykü kitabını okuduğumda bu yaratılış hikayesi kafamda döndü dolaştı. Gerçekten bu yanımız kayıptı. Yok sayılıyordu. O kayıp, o isimsiz yanımızı arayıp durmuşuzdur. Ama, onun da bir insan olduğunu unutarak aramışız. Ama, fersah fersah bizden geri olduklarını sanarak aramışız... Halbuki, bir parçamız olan diğer yanımızın ‘’ kadınların’’ feryadına kulak verilmeden ve onların bizimle eşit olduğunu kanıksamadan, o kayıp yanımızı hiçbir şekilde bulanamıyacağını da bilmemiz gerekiyor. Kadın özgürleşmesse hep eksik yaşayacağız anlayacağınız. Evet, hala kadınlar sömürülüyor ve eziliyor ve her erkekte yüreğindeki eksiklik duygusuyla yaşıyor. Rojbin Perişan, bir kadın duyarlılığıyla tüm öykülerini incelikle kaleme almış. İlk hikayesinin kadın kahramanı isimsiz. ‘’ Kötülüğe çarparsan yok olursun. Ya da kötülüğe dönüşürsün!’’ diyor ‘’ Sıfıra Varan Yol’’ adındaki ilk öyküsünde. Kahramanı da kötülüğe çarpmıştır. On sekiz yaşını bile doldurmamış olan kadın, içindeki sevgi boşluğundan dolayı karsısına çıkan erkeğe aşık olduğunu sanmış ve evlenmiştir. Yani kötülüğe çarpıp yok olmuştur Rojbin Perişan’ın kadın kahramanı, ama kötülüğe dönüşmemiştir. Dayak yemiştir. Kaynanası tarafından ezilmiştir. Babadan öksüz gamzeli kızın, kocası tarafında tecevüze uğradığını görene dek her şeyi sinesine gömmüştür. Gamzeli kız kocasının yeğenidir. Ve gamzeli kızın annesi amcasına nikahlanmıştır. Amcası da gamzeli kıza tecavüz etmiştir. Bunu gören kadın kahramanın midesi bulanır. Bu arada kaynanası, ‘’ Onu öldür’’ der. Bir bıçakla kocasını öldürür. ‘’ Onu öldür,’’ diyen kaynanası bu seferde ‘’ Kime göz koymuştun da oğlumu engel görüp öldürdün,’’ der. Yalnızlığı daha da çoğalmıştır kadın kahramanın ve ellerine kan bulaşmıştır. Kaynanası ve kuması olan eltisi kötülüğe çarpıp kötü olmuşlardır. Kadının çığlıkları bu öyküsüyle de bitmez. ‘’ Gitmek... Uzaklara...’’ adlı öyküsünün kadın kahramanı Asya ile devam ettirir kadın çığlığını irdelemeye. Asya dayısının oğlunu severken başkasıyla evlendirilir. Dayısının oğlu ise tutsaktır. Hapiste çıktığı zaman dayısının oğlu, Asya’nın çocukları olmuştur bile. Evlenmek zorunda kaldığı kocasında, diğer öykü kahramanlarında olduğu gibi dayak yer. Dayısının oğlu özgürlük arayışı için dağlara çıkar. Kısa bir süre sonra da şahadet haberi alınır. Yıkılır Asya. Yataklara düşer. Ölmeden önce kocası ona evleneceği kadının fotoğrafını gösterir. Asya ölür! Babası taziyeye gelenlere hep aynı cevabı verir: ‘’Bana başın sağ olsun, demeyin, gözün aydın, deyin. Asya’m kurtuldu, Asya’m kurtuldu...’’ Baba yaptığı hatanın farkındadır artık. Ama iş işten geçmiştir. Asya mayınlı bir tarlaya sürüklenmiştir. Ve Asya mayınlara çarpıp paramparça olmuştur. Tıpkı köyü yakılmış Berçem gibi. Berçem ailesini geçindirmek için çöplerde ekmek, sebze, meyve toplarken birisinin tecavüzüne uğrar. Köyündeki badem ağaçlarını görmeden hayata gözlerini yumar. Bu öykü köz gibi yüreğime düştü. Onların davasına dört elle sarılmalıyım, dedim kendi kendime. Kimiside parçalanmamak için mayınlı dar patikalardan yürüyüp, yönünü uzaklara verir. Uzaklaşınca da hayata dair her şeyin tuzla buz olduğunu görürler. ‘’ Mavi Boncuklar’’ adlı öykü parçalanan insanların trajedisini anlatıyor. Helbest uzaklara savrulmuş bir aydındır. Uzaklara savruldukça toprağın önemini tekrar tekrar anlar. Bilakis çürük bir gemiyle denizin ortasındadır. Güneyli bir ailenin küçük kızı Şimal, ülke hasretine dayanamayarak hasta düşmüştür. Şimal küsmüştür sanki hayata, hiç kimseyle konuşmuyor. Helbest, Şimal’la yakın dost olmayı başarır. Küçük çocuğun avucunda ülkesine ait taşların olduğunu görür. Şimal, bir zamanların ölümler diyarı olan Halepçelidir. Helbest, gemi parçalandıktan sonra, Şimal’ın karaya vurmuş cesedini bulur. Şimal’ın avuçlarında ülkesine ait taşları görür. Bu acımasız tablonun karşısında dayanamaz, ağlamaya başlar. Uzaklar, insana ait olan birçok yanının parçalanmasından başka ne olabilir ki... Ülkemizde özgürce yaşamadığımız için dünyanın dört bir yanına savruluyoruz. Evet, Rojbin Perişan, ‘’ Mavi Boncuklar’’ adlı öyküsüyle de tamamıyla içinde kaybolabileceğimiz uzakları anlatıyor bize. Özcesi bu kitabı, ‘’ Saçlar ve Gölgeler’’ i mutlaka okuyun derim.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: reso47 Tarih : 2007-08-16 09:52:16 Puan :      |
|
yüregine saygılar hevalım mehmed sogüt,zindan daki arkadaslara karsı bu kadar duyarlı olmanız a sonsuz sevgi saygılarımızı iletiyoruz.rojbin perisan midyat M iti kapali ceza evinde yatmaktadır hala.kendisiyle yazısan cok genc kardeslerımız var anlatmakla bitiremiyorlar.
tekrar o temiz yüregine sonsuz saygılar heval memed... |
|
Yazan: Silan-Delila47 Tarih : 2008-08-03 23:55:07 Puan :      |
|
Yüregine Saglik Degerli Hocam, Sizlerde var oldukca bu Insanlarimiz hep bir yerlerde yasayacaktir.
Insan ne yapabilirse bu Zindandaki Arkadaslarimiza azdir, onlar bizim biryandan Yasam irademizdir, cünkü herseye ragmen onlardir Hayata Gülücükler serpen ve gene onlardir herseye ragmen Yasama Özgürlügünü tutsakata reng katan...
Bende Rojbin Perisan Kardesimin Kitabini okudum cok begeniyorum, onlarla Mektuplasiyorum ve onlari ellimden geldigince yalniz birakmiyacagima, onlara laik olacagima inaniyorum...
Gelek Spas
Serkeftin |
|
|
|
 |
| |
|