|
Belki biraz fazlasiyla elestirisel bir yazi olacak ancak su anda bunun herkes tarafindan anlasilmasi ve artik her onurlu Kürdün tasin altina elini koymasini gerektirmektedir. Sürec Kürtler acisindan her zaman elbette yogun gecmis olsa dahi su andaki durum gercektende en az onlar kadar vahimdir. Ve bu durumdanda ancak Kürtler kendi özgücleri ile kurtulabilirler. Son secimlerle birlikte Meclise gönderilmis olan Kürt milletvekillerinin gün ve gün yasadiklari ortada iken, halen daha inkar ve yokolmusluk dayatilirken, yillarca Müslümanliktan dem vurarak Kürdün fermanini cikaranlar böyle bir asamadada Kürtlerin direnisinin simgesi olan Gerilla alanlarina ortaklasa yogun saldirilarda bulunurken, sözde sinirlarina DUVAR insa etmek icin calismalar baslatmislarken e peki birde gercek anlamda o bölgede olmayan ancak birebir konunun muhattabi olan Kürt halki acaba su durumda ne gibi calismalar yürütüyor? Bunun iyi degerlendirilmesi ve cözüme ulastirilmasi gerekir. Mücadele tamamdir, vardir birileride bunun altina elini koymustur, biz ne yapalim ki ? Neden se bu sözler halk arasinda gayet yogun bir sekilde kullaniliyor. Diyelim ki ülkede ve Türk yogunluklu alanlarda mücadele yürütmek biraz cesaret ve gurur ister buna katilmamak elde degildir. Ancak öyle bir asamaya gelmisizki Ülkedeki halkimizin yürüttügü mücadeleye baktigimiz zaman gercekten korkusuz ve kutsal bir konuma gelmistir. Birde Avrupada yasayan halkimizin geneline baktigimiz zaman arada ucurum gibi bir fark ortaya cikiyor. Halbuki Almanyanin, Fransaninda son baskilarini saymassak genel anlamda bir noktaya kadar gercekten birseyler yapilabilir. Ülkedeki insanlarimiz bunca baskinin yani sira birde gecim sorunlarini bir kenara koyarak bir katkida bulunmaya calisirlarken bunu neden Avrupa Kürtlerinde neden genellestiremiyoruz?
Önemli bir Avrupa nufusumuz ise direkt olarak bu ülkelerine gelisleri sürecinde ilgileri olsun olmasin Kürt Halk Mücadelesini öne sürmüslerdir ve hemen hemen hepside bu sayede yasayabilmek icin gerekli olan konuma gelmislerdir. Kürt cevreleri ile dava sonuclanana kadar da kuvvetli bir sekilde irtibat halinde olmuslardir Kürt kurumlari ile iliskilerini korumuslardir ancak ne zaman ki belli bir konuma gelip devlet tarafindan taninmis oldugunda tamamen farklilasmislardir. Ve zaman icerisindede kismen veya tamamen iliskilerini bitirebilmek amaciyla cesitli bahaneler yaratarak uzaklasmislardir. Bu anlamda Kürt halkinin mücadelesinin hitap ettigi alan geregi elbette halkin sorunlarina ilgili olmalidir, ancak bu Parti üzerinden birseylere ulasmaya ulasmamalidir. Ve bugünde halen bu kisilikleri icinde bulunduklari durumu ve ne oranda katilim gösterdiklerini iyi incelemek gerekir. Elestirinin gönderildigi cevre elbette önemli bir alandir ancak gözden kacirmamak ta gerekir yine de bu davaya en önemli katilim asamalarindan birisi Avrupa Kürtleri tarafindan olusturulmustur. Mücadelenin en önemli basamaklari birisinden olan maddi anlamdada önemli oradan da destek sunmuslardir. Ancak bir bölümün fedakarliklarini belirtirken uzak olan kisminida elestiremezsek saglikli bir sonuca varamayiz. Avrupa nüfusumuzun kendi kültürel, siyasal, sosyal sorunlarindan uzak bir sekilde olaylari sadece günlük ve agirlikli olarak maddiyata dayatan yasam bicimi maalesef sonucunuda hüsranla getirmistir. Bu hüsran elbette bireyin kendisinin imhasi ilede cözümlenmis olmamakta tam aksine kendinden sonraki nesillerine yani en basta cocuklarina yansimakta ve onlarin kisiliklerinin olusumuna direktmen etki etmektedir. Avrupa nüfusumuz üzerinde durmamizin sebebi ise yasadiklari ülkeler ile ayri düstükleri kültürel ve yasam bicimi anlamindaki farkliliklardir. Bu farkliliklar Kürtler ve genel anlamda Ortadogu halklari icin agirligi kolay kolay kaldirilabilecek bir yük olmamakla beraber, cok sayida kisiligide yutmustur. Tabi bunun asilmasi icin iradenin saglam bir zemine oturtulmasi gerekir. Bunun da yolu kisiligin kendisini tanimasi ve kendisinin ait oldugu toplulugun gereklerine yeterince bagli olmasindan gecer. Örnegin bir Kürt genci genis anlamda bir Alman, bir Fransiz, bir Hollandali gibi hareket edemez. Ancak olaylardan ve kimliginden kendisini soyutladigi oranda bu gerceklesebilir. Avrupa da ki yasayan gencligi maalesef real anlamda önemli tehlikeler adim adim takip etmektedir, bu inkar edilemeyecek kadar göz önündedir. Bu asamada da elbette Kürt kurumlarinin kendi eksik yanlarini gözden gecirerek genclige ve diger yas gruplarina hitap edebilmelidir. Her zaman belirtildigi gibi Kürt genclerinin tarihten gelen bir sorumlulugu vardir, ve bu sorumlulugun altindan da kalkabilmenin yolu öncelikle egitim ve bir birikimden gecer. Bunun kisilige katkilari kuskusuz ki cok önemlidir. Özelde Avrupadaki halkimizin katilimci olan kismininda eskisinden daha pratik bir sekilde bir Kadro misali bir sekilde görevlerini yerine getirebilmesi en önemli temennidir. Mücadele halkindir ve halkta bunun bilincindedir. Saygilarimla.
|