|
Artık hangi mevsime dokunsam EYLÜL kokuyor, hangi gözyaşı ile haşir neşir olmaya kalkışsam DAR AĞAÇLARI yerleşiyor dimağıma. 27 yıl önce bu günlerde tüm insanlık dışı muamelelerin mubah kılındığı bir DARBE yaşandı Türkiye’de.Bunu besleyen iç ve dış etkenlerin tümünün toplamı aslında birkaç resimde gizlidir.Bu resimlerin başında, bir süredir tüm Resim değerlerini alt üst edecek nitelikte Resimler Çizen Ressam Bozuntusu Cunta Lideri Kenan EVREN’ in ki geliyor kuşkusuz.Öyle ki bir süre önce Türkiye’de yayın yapan Kanal D televizyonunda Abbas GÜÇLÜ yönetimindeki GENÇ BAKIŞ adlı programda kendisine sorulan; ‘Verdiğiniz İdam Kararları İçin Vicdanınız Rahat mı? ‘sorusuna hiç düşünmeden EVET RAHAT diyebilecek kadar iğrençleşen bir ruh haliyle karşımızda duruyordu.Bu nasıl bir ruh hali anlamış değilim.Bu nasıl bir hastalık anlaşılır değil….
Artık tüm takvim yaprakları kan kokuyor, çizilmiş tüm resimler gökkuşağının temizliğinden uzak. Darbede yaşanan acıların ve çekilen dertlerin sayısal değerleri hakkında her kes fikir sahibidir kanımca.Yüz binlerce tutuklama, adalet yerine ceza yağdıran mahkeme,sürgün,faili meçhul siyasal cinayet,sakatlıklar,travma ve idamlar.Bunların sosyolojik karşılığının nasıl ağır tahribatlarla ifade edileceği hepimizin malumu.Sonu gelmeyecek acılar girdabının 27.yılında hala Darbeciler Anayasal güvence altında ve düdüklerini öttürüyorlar.Hala canları yanmış ailelerin acılarını bir nebze de olsa hafifletecek her hangi bir çalışma yapılmıyor.En son 78’liler vakfının başlattığı Darbeciler Yargılansın adındaki kampanya maalesef Türkiye’de bulmayı hakkettiği sayıda taraftar bulamıyor ve insanların sol yanlarında taşıdıkları şeyin sadece bir ET PARÇASI olduğu gerçeği değişmiyor maalesef.
Eylülü en çok şairler sevmişti, hazan yaprakları duyguya ve şiire yataklık ediyordu.Bir sevdanın gölgesinde yazılıyordu artık katliam rengindeki hikayeler.Sonrasında idam sehpaları ve geriye dönüşün olmadığı uzak menziller.Gelin Darbe resmine devam edelim;Darbenin yapıldığı saatlerde A.B.D’li birkaç yetkili bulundukları bir kokteylde ‘’Bizim Çocuklar Başardı’’ diyerek, masum insanların kanlarının doldurulduğu İçki Kadehlerini Tokuşturuyorlardı .Oysa dışarıda bıyıkları henüz terlememiş çocuklar vurulurken, bıyıkları sarkık ve beyinleri kirli adamlar da Kafa Tokuşturuyordu.
Eylül, sah damarımıza yerleşmiş sancıları yok etmeye çabalarken, sinsice fırlatılmış bir kursun, acının gölgesine yerleştiriyordu hikayelerimizi.12 Eylül’de idam edilenler arasında bulunan Erdal EREN hakında çok şey yazılıp çizildi ancak en son, idam cezasını iki kez bozan askeri hakim ‘’ 12 Eylül döneminin "Asmayalım da besleyelim mi" politikasının bir kurbanı! Çocuk haksız yere asıldı O hengamede çala kalem gitti ‘’ demek suretiyle 12 Eylül Cuntasının bir başka resmini önümüze koyuyordu.Hiç alakası olmayan bir öldürme olayında Erdal EREN suçlu bulunmuş, yaşı tutmamasına ve kemik ölçümleri de yapılmamasına rağmen İDAM edildi.Burdaki resmin bas mimarlarindan biri de Sürecin Başbakanı Süleyman DEMREL;’Bu olayın faili T.C.K’nın en ağır cezası ile cezanladırılacaktır. Bu lafın sonucunda ‘Korktuğum için değil doğrusu bu olduğu için söylüyorum’ diyen Erdal İdam edildi ve bu da bir başka fotoğrafıdır Darbenin.
Hangi Eylül içimizde suçlari paklar bilemiyoruz belki, hangi Eylül vaftiz edebilir ki ömrümüzü bilemeyiz ama MUTLULUĞUN RESMİNİ ÇİZECİLİRİ MİSİN ABİDİN diye doran NAZIM’ a inat ben de EYLÜL’ün RESMİNİ ÇİZEBİLİR MİSİNİZ??? Diye sorsam sesime kim deyecek acaba??
Bu anlamda 78’liler Vakfının başlatmış olduğu Darbeciler Yargılansın kampanyasını destekliyorum.Darbeci ve onların uzantılarını lanetliyorum.
İnadına Azadiya Welat Gazetesi İnadına Gündem Gazetesi İnadına Roj.T.V İnadına Roj Baş İnadına Şev Baş İnadına Q İnadına W İnadına X İnadına Sayın ÖCALAN
|