| |
| Eklenme Tarihi: 11.10.2007 Saat: 01:38 |
|
|
Toplumsal,sosyal ve ekonomik kavramlar halk gerçekliliği için önemli bir yer tutar. Elbet bu gerçekliklerden sadece bir tanesi ile değerlendirilmesi olayın tamamını bütünüyle çözer demek doğru bir tesbit olmaz. Bu kavramların birbirlerini tamamladığı bilinmektedir. Sadece ekonomiye yönelip sosyal, kültürel değerlerden uzaklaşmak ne oranda tehlike doğuruyorsa, bunun tersinden düşünüp ekonomiyide yabana atmak o oranda tehlike doğurur.
Ancak sosyal, kültürel değerlerden vazgeçmek pahasına sadece ekonomik değerlere yönelmek maalesef INKAR mekanizmasını hayata geçirir. Hep anlatılır, yazılır, söylenir; Kürdistan bireylerin maruz kaldıkları şiddet yüklü baskılar, acılar, ölümler vs. Tabi bunların beraberinde Kürdistan halkı ekonomik sorunlara muhattap olmak zorunda kalmıştır. Ekonomik sorunlar elbet Dünya nin tüm hakları için yaşanmış ve yaşanılabilecek bir olaydır. Ancak halen ismi dahi kabul edilmeyen ve ensesinde şiddet ile yaşayan Kürtler için ekonomi kavramı önemli bir yerde olmuştur. Zaten Kürt halk mücadelesinin kendini tamamen halkın öz gücü ile yaşatması birçok çevre açısından değişik değerlendirmelere tabi tutulmuştur. Ancak ekonomik sebeplerle kültürel değerlerin ayrımını bir örnekle açalım.
Bir tv kanalında tartışma programı izledim. Karşılıklı konuşan bireylerden bir tanesi Kürd kesimindendi ve beklentilerin, sorunların ne şekilde çözülebileceğini öneriyordu. Karşısındaki şahıs ise devlet adına oradaydı ve dolayısı ile Kürt vatandaşın isteklerine olumsuz karşılık veriyordu. Bunu da geçelim işin çok acı bir yönü var ki; bu şahıslarin ikiside Kürd idi. Lakin birisi kendi öz kimliği için oradaydı ancak diğeri ise bir Türk olarak oradaydı.
Bu çok hazin bir durumdur. Bunu ne ahlak ile ne ekonomi ile bağdaştırabilirsiniz.Ekonomik nedenler maalesef birçok zaman olayların İHANET KAPISI ni aralamasına kadar varıyor ve aslında problemlerin çözümsüzlükle sonuç bulmasınında sebebini oluşturuyor. Geçmişe baktığımız zaman Kürd toplumunun önemli oranda Türk sol partilerinde yer aldıkları ortadaydı. Zaten dini ağırlıklı olanlarıda belirli partileri destekliyorlardı. 1980 li dönemde ağır işkencelerle cesareti kırılan önemli orandaki bireyler türk solunda daha aktif bir konumda yer aldılar. Ve birçoğuda halen bu partilerde yer almaktalar. Bir zamanlar Kürdleri kendi saflarında konumlandırabilmek için yakın gözükmeye çalışan partiler en ağır düşmanlıkları göstermekteler.
Örneğin bugün CHP kendi orjinalini daha net ortaya çıkartmiştir. İttihat ve Terakki oluşumlarının gölgesinde kurulduğu bilinilen bu partiden farklı açılımlar bekleyen insanların kendi yanlışları sonucu uzun bir dönemlerini bu çatılar altında kalarak boşa geçirmişlerdir. Ve tüm partiler Kürdlere karşı olduklarını şu anda açıkça dillendirmektedirler. Ve buna rağmen bu oluşumlar içerisinde yer alanlardan bir gün tarih hesap soracaktir. Evet sebebi ne olursa olsun İHANET KAPISI na yönelmek sonun başlangıcıdir.
Bugünlerde yine herzamanki gibi bir Güneye operasyon tartışılıyorken, bu Türklüğe yamanmış olan Kürdlerinde bari böyle bir zamanda ellerini vicdanlarına koymalarını, Güneydekilerinde kendi soydaşları olduğunu ve artık gerçek bir Kürd gibi düşünmek, yaşamak gerektiğinin farkına varmalarını temenni etmekteyiz.
Ihanet Kapisinin birgün kirilmasi umudumuzla.
Selam ve Saygilarimla,
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|