| |
| Eklenme Tarihi: 21.10.2007 Saat: 20:41 |
|
|
Sınırların ardına çekilebilir miyiz Sınırların ardına neden çekilelim ki Sınırların ardında yalnızlık bitecek mi Sınırların ardında yoksulluk daha mı az Sınırların ardında ateş yakmaz su boğmaz mı Sınırların ardında ölüm vakitli mi gelir Sınırların ardında ay hilal ufuk hayal değil midir Sınırların ardında aşk acı akşam hüzün vermez mi Şükrü ERBAŞ ………………….. İştahlar kabarık, gözler sonsuzluğun eşiğinde ve elde Sadece Kıyımın Yollarını açan bir deklarasyon. Neymiş Büyük Bir Tarihi Mirasın yegane sahibi Güzel Ülkemin Yöneticileri, Halkları birbirine kırdırtmak için SINIRIN ÖTESİNE Operasyon düzenlemek için çalışmalarını yaptı ve Meclis’ ten geçirdi. HAYIRlı olsun diye insanlar bir beyin kavgası içinde. Bir kısmı yaşanacak olan çatışmalarını kayıpların ve toplumsal sorunların hiç farkına varmadan HAYIRLI olsun diye Tam Tam dansı yaparken, Birileri de Tarih önünde sorumlu olmamak, Halkların arasındaki çelişkiler yaratmamak için HAYIR diyerek karşı durdular. Maalesef ki daha şimdiden Kayıplar konusunda ilk bilançolar gelmeye başladı. Daha şimdiden ATEŞ DÜŞECEK OCAKLAR’ ın çetelesi tutulmaya çalışılıyor. Kimileri iştahla gelebilecek TABUTLAR üzerinde nasıl politika yapacaklarının hesabını yapıyor. Kimileri Hangi MİLLİYETÇİ ARGUMANLARI kullanacağının çalışması içinde. Hiç kimse gelen CENAZELER ’in hangi yürekleri yaktığını ve daha ne yüreklerin yanacağının hesabını yapmıyor. Başta sizinle paylaştığım Sevgili Dostum Şükrü ERBAŞ’ın şiirinin bir bölümü SINIR ÖTESİ operasyonun sonuçları ve sebepleri konusunda bize önemli açılımlarda bulunuyor edebi boyutuyla. Ama gelin isterseniz olayın siyasi analizi konusunda da kafa yoralım. Yani Sınırın Ötesinde, Yoksulluğu, inkarı, reddi, çelişkileri, ölümü ve yalnızlığı ortadan kaldırabilecek misiniz? Sınırın Ötesinde vurgunları, soygunları, inkarları, redleri ortadan kaldırabilecek misiniz? Sınırın Ötesinde adını dahi duymayı kendinize zul telakki ettiğiniz Bir Halkın Onurlu yaşamının önündeki sorunları sonlandıracak mısınız? Sınırların Ötesinde Anaların sinesine yerleşmiş kirli ve kötü kokulu ÖLÜM illetine çare bulacak mısınız? Sınırların Ötesinde Yaraları kabuk tutmuş bu coğrafyanın kadim halklarının gözbebeklerindeki ışığı daha da parlatacak mısınız? Sınırların Ötesinde öbekleşmiş KAN ‘ın son bulma ihtimali yüzde kaçlık bir sonuçla karşımıza çıkacak ? Sınırların Ötesinde DUR diyecek bir şefkat olacak mı? Bu güne kadar 25 ‘e yakın Sınır Ötesi operasyon yapıldı. Ama bunların hiç birinde bu denli proğramlı ve net amaçlı bir gidişat takip edilmedi. Bununla birlikte, hiçbir Sınır Ötesi Operasyon için bir Tezkere çıkarılması gündeme gelmedi. Canı istediği kadar içerilere girdi Şan(sız)lı Ordumuz ve orada canı istediği gibi Operasyon yaptı. Ancak sonuç ne ? Her girişinde sonuçları travmatik olarak daha sonralarda görülmeye başlandı. Ve bu sonuçlar Ülkede ki MİLLİYETÇİ HİSTERYİ daha da şahlandırdı. Ama ne takan var sorumlu kişiler arasında ne de BARIŞIN dilinin İktidar olma çabaları. Bütün Medya ve Yorumları takip edebiliyorum. Aman Tanrım bu ne vehamet ve sorumsuzluk anlayamadım. Açılan her ağız ve yazan her kalemden KAN ve KİN damlıyor. Kimse SINIRIN SIRRINI çözme yarışında EMEK sarf etmiyor KÜRT’lerden başka. Ama bu hem yeterli gelmiyor ve hem de Kaale alınmıyor. Böylelikle sonuçları, Köşklerinde oturan Kirli Apoletli adamlar tarafından deklere ediliyor. Ancak gelin görün ki Bu deklerasyona ve Tezkereye HAYIRLI olsun diyenlerin hiç birine ZARAR gelmiyordu.Sonuç ;Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker BAŞBUĞ’ un da dediği gibi,’sorunu sonlandıramadık ve DAĞ’ a gidişleri durduramadık’. Sorunun sonuçları bu sihirli cümlede gizli bence. Bu açıklamadan sonra Sorumlu kesim ve kalemlerin;O ZAMAN NEDEN DİRETİYORSUNUZ BU KANLI SÜRECE demesi beklenirken, tam yersi bir yaklaşımla Daha Çok Ölü ve Daha Çok Yanmış Ocak isteniyordu. Tabi eskilerdeki Operasyonlara maalesef ki, Orda bulunan KÜRT yapılanması da zaman zaman destek verdi. Ancak gelinen aşamada Sayın BARZANİ’ nin de dediği gibi Kürt eski Kürt değildir ve her türlü savunmayı mutlaka sergileyeceğiz. Bu en insani ve doğal açıklama bile Uzman Siyasilerimiz tarafından kabul ve ciddiyet görmedi. Daha şimdiden 30 Bin Güneyli Kürt Genci, KÜRDİSTAN’ın sınırlarını savunma amacıyla kendilerini askeri eğitim alma konusunda yetkililere başvuruda bulundukları yazılıp çiziliyor. Bu bile yaşanacak çatışmaların sadece Pe.Ke.Ke eksenli olmayacağının açık işaretidir. Zaten bir süre önce M.H.P Milletvekili ve geçmişi kirli bir ailenin ferdi olan Deniz BÖLÜKBAŞI ;Bu Tezkerenin gereği olan Sınır Ötesi Operasyon sadece Ke.Ke.Ke ile sınrılı kalmamalı ve bir bütün Güney’deki KÜRT oluşumunun işinin halledilmesine yol açmalıdır demek suretiyle, sistemin esas amacını ortaya koymuştur. Belki bir çok sorunun cevabı saklıydı İlker BAŞBUĞ’un açıklamasında. Bir olay ve oluşum eğer her türlü Askeri ve Siyasi Tekniklerle sonlandırılmıyorsa bu, O organizasyonun haklılığının Teyididir. Bu da BAŞBUĞ’a naçiz bir cevap olsun. Yani Kürt Sorununu sonlandırmak için artık başka teknikler uygulamaya gerek yoktur. Sadece haklılığını kabul edin ve makul standartlarda tartışın artık bu konuyu. Tartışın ki Sınırların Ötesine KAN ve KİN tohumları ekmeyin. Aksi takdirde sonuçları hiç de iyi olmayacak olaylar yaşanacaktır. Ve bu sadece HALKLARIN zararına olacaktır. Zaten her hangi bir problem karşısında, bu Tezkereye HAYIRLI olsun diyen HAYIRSIZLAR ve onlara bağlı olan kişiler zara görmeyecek ve her hal-u karda güvenli olacaklardır. Oysa Anadolu’ nun yoksul ve fedakar Halkları bunun bilincinden uzak bir mahiyette, alışılagelmiş bir ifadeyle VATAN SAĞOLSUN söylemleriyle, O HAYIRSIZLARIN güvenliklerine güvenlik katacaklardır. Peki Sınırın Öte Yakasında Opersayonun zarar ve faydaları konusunda fizibilite çalışması yapıldı mı yoksa sadece Ülke içindeki Milliyetçi histeriyi şahlandırma ve doğal olarak Siyasi ve Ekonomik RANT sağlama amaçlımıdır acaba ? Bence evet. Zira bu güne kadar daha Vahşiyane tedbirlerle sonuç alınmamışsa bundan sonra da alınması ihtimal dahilinde görünmüyor. Ancak şu var maalesef ve maalesef Bol Bol TABUTLAR gelecek Sınır boyundan. Ve Anadolu’nun mümtaz halklarının yüreklerine acılar yerleşecek. Bu acı Halklar arasında tamiri güç sorunlar yaratacak. Ancak Bu Ülke Topraklarında Doğmamış Ve Ülkenin Başına Zamanında Musallat Olmuş Bir Tek Sineğe Bile ‘KIŞT’ Dememiş Devşirme Zevat, yaşanacak acılara Rakı Bardaklarını kaldırıp ŞEREFE diyecekler. Ancak Fransız Kültürüne göre RAKI bardağı havaya kaldırılıp Adı anılan şey, O insan da olmayan şeydir. Ne hikmettir her zaman da ŞEREFE deniliyor. Efendiler, Sınırların Ötesinde ÖLÜM kol geziyor ve siz o ÖLÜMÜ Halklar arasında bir kanser gibi yayılmasına çanak tutuyorsunuz bu şekilde. Efendiler, gencecik çocuklar Ölüme giderken sizler Sırça Köşklerinizde Brifinkler verip kadehler tokuşturarak Acıları paylaşamazsınız. Sınırın Ötesinde ÖLÜM, KAN, KIYIM ve ACI transferi yapacaksınız sadece. Bu da günahtır ve yazıktır… İnadına Sayın ÖCALAN İnadına Azadiya Welat Gazetesi İnadına Gündem Gazetesi İnadına Roj. T.V İnadına Roj Baş İnadına Şev Baş İnadına Q İnadına W İnadına X
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|