| |
| Eklenme Tarihi: 25.10.2007 Saat: 22:55 |
|
|
ADINI SEN KOY
O asi çığlıkların dudaklarımızdan dökülen yaprakları.
Ve bir baharı tokuştururken ellerimize en hüznündeki mevsimlerin makamı. Şimdi ismini sen koy bütün tarifsiz duyguların.
Serseri bir şamarın etkisiyle çarpıyor yüzüme yalnızlığın rüzgârı. Gözler önünde eriyen bir benin çaresiz yakarışı. Yakarış ki secdesinden tarihe uzanıp fedakârlıkları aşındırarak beyazımı boyuyan bütün siyahî renklerde bile sana dair tutku.
Harflerin intiharında lâl cümleler teslim olurken, adını sen koy. Uzaklarda ölümü özleyen düşlerde seni yaşarken aşkı küçümseyen halimin…
Adın aşktır dedim. Birazda adında kalbi eriyen özgürlük.
Adın aşktır senin yıldızlara ışık taşıyan kutsal rüzgâr.
Son bir bakıştır sonsuzlukta koynuna düşüp yarasını sararken dağların.
Ama yok işte adının sığmadığı tasvirler ortasında seni bütünlemeyen eksiksiz huzursuzluklar…
Ve bir ezaya gerilir tanımlandığın her yerde sözcükler…
O yüzden adını sen koy sana ölürcesine sevdaların bütün renkleriyle gelişlerdeki yetersizliklerin.
Dağlarda güller serpince kokusunu şafağın tenine düşen o mağrur alınlara. Dağlarda sular öpünce toprağın dualarını ağıtların. Bir türkü bağdaş kurunca yüreklerin en kederli tenhasında. Adın orada filizlenir uslanmadan, yılmadan yeminlerimize.
Ekmek kırıntısını sulayınca güneş ve umudun bütün zerreleri anlam kazanınca hiddetinde o yaralı ceylanların. Yollar çiğnendikçe mezarsız, çocukluk rüyalarına birer ferman gibi dizilince ölülerimiz. Ölümlerinde ölümsüzlerin aydınlattığı yerdesin. Ve sonra şafağa dörtnala koşuyorsa zifiri acılar, söz miadında muradına erdi adını sen koy derim.
Şiirler siniyor avuçlarımıza yarınlara konuşurken sakladığımız dizeler. Ve yüreğimizde soykırım heyelanında hep duru ve yeşile kalır bir şeyler, inadına bizi bizliğe sürükleyen…
Haritanın bir yerindesin bütün yerlere adını veren. Kanıksadığım kıskançlıklar, hayata kök salan sesinin bahşediciliğinde ürperiyorsa, titriyorsa varlığımıza uyandırıyorsa adın... Ah... Ama adın her manada önüne ulaşmaya dair yollar serpiyorsa, sen bilinmezliksin ve ben bilinmezliğinde aciz bir anlatıcı. Bu yüzden adını sen koy diyorum.
Yitiklik nedir diye sorsalar bana. Bir tek şey derim. Atan kalbinin suskunluğudur. Ilık güneşini saklamandır eylül-i gözyaşlarını akıttığın an doğarken üstümüze gece.
Ayrılık nedir diye sorsalar; bir derin bekleyiştir kemirirken içimizdeki coğrafyayı. Ve yokluğunu hissederken, nehirlere gül yerine şiirler, türküler ve kalbimi adak yerine öğütüp dileklerde seni istemektir.
Ey yitikliklere başkaldıran dua,
Ayrılıklardan kopma dileğim…
Aciz bir anlatıcıyım, şaşkın bir sözcük işçisi.
Tanımın yok… Adını sen koy…
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: sarhatbasur Tarih : 2007-10-26 14:39:35 Puan :      |
|
yakin ve kayip bir çoğrafyanin
ozlem ve aşki dir adini ne koysalar koysunlar içimdeki sonmiyen
bir ozlemdir benim aşkina esir duştüğüm çoğrafyam......tanimi imkansiz
benim ulkem |
|
Yazan: siyaevine47 Tarih : 2007-10-26 18:08:21 Puan :      |
|
Yaşayacak yer kalmadı bana nefesimde kanıyorsun;Bak yoksun.
Erişilmezim imkansızlığımın ''''adı'''' ismini düş yapıyorum yastığıma,
Ve yüzümü gömüp avuçlarına kokuna sığınıyorum karanlığın perdesini yırtsın ellerin,
ben yine direneyim sensizliğe;
Ama gözlerim, gülüşlerim,düşlerim ve RUHUM saçlarımı astığın ellerinde emanetim kalsın....
Yüreğinin Önünde Saygıyla Eğilirim Ustam...Yüreğinin....
|
|
Yazan: siyazal Tarih : 2007-10-27 17:49:48 Puan :      |
|
bütün nehirler iki yüzlü...tüm (deniz)ler yalancı...
yalancı yelkovana binmiş zamanlar sen güneşi giyinip gittiğinden beri ,
bütün yıldızlar yalancı...
üç kilit altında kurşuni bir sessizlikle ömrünü bahara bağışlamış hezaren çiçeği! artık sana bir çöl kentinin ismini veriyorum
bıraktığın yangın kadar kızgın... bakışlarım da üşüyor artık kendi ecelime kurulurken ölü annelerin emzirdiği çocuklar gibi bir kenti gözlerinde yıkıyorum ...
o kenti adın için bağışlıyorum...
ışıkla kal...
|
|
Yazan: nu_jiyan Tarih : 2007-10-28 11:44:15 Puan :      |
|
Tanrıtanımaz bir ışığın siluetine boyanıyor kirpiklerim.hedefi menzilinden uzak sevdaların tanımsız vardiyasında arşınlıyorum gölgemi.
Ne yana düşsem,bir ayağı kırık masa dahilinde tamamlanmayı unutan sevdalara gebeyim.
Ne yana baksam sürgün oluyorum, adı konulamamış coğrafyalarda
Yüreğimde esir düşen ünlemlerin coşkusu tutsaklık deminde can çekişiyor.
Tescilli kayıpların firari eylemcisi benim her durakta.
Bedenim fay hatları kırılmaya yakın bir depremin öncüsünde senden kalan bir miras aptallığına soyunuyor tüm uzuvlarım..
Yarım yamalak düşlerden gül kokusu tenine yadsımalar sürüyorum. Ellerimde bahar gelincikleri yalnızlığımın her daim müjdecisi.
Seni düşündükçe gelincikler yeşeriyor sevda ekilen bedenlerin her gözeneğinde
hoyrattı gülüşlerin.
perçeminde yağmur ıslaklığına soyunurum.
suretinde buldum adımın anlamını
adımı sorma...
anlamsızlaşırım......
yüreğin hayalini kurduğum beşinci mevsimden bile güzel firat hevalim..emeğin için ve o güzel yüregin için tesekkürler..
her zamanki gibi mükemmel bir anlatim..spas |
|
Yazan: pomak72 Tarih : 2007-10-29 20:01:38 Puan :      |
|
|
Adını halkımız koyacaktır.Yüreğine sağlık |
|
Yazan: heval_cudi Tarih : 2007-11-05 10:51:41 Puan :      |
|
|
her saxbi heval xude arikar be |
|
Yazan: gafar Tarih : 2007-12-04 10:51:03 Puan :      |
|
|
yaşanacak yer kalmadiki **************** aciz insanlarımız nerdesıniz başınızı kumdan çıkarın nerdeyse soy kırım yaşanacak ve buda olacak |
|
|
|
 |
| |
|