| |
| Eklenme Tarihi: 30.10.2007 Saat: 14:40 |
|
|
Medeni dünyanın geleneksel organizasyonlarından ve Haber Almanın en önemli ve etkili aletlerinden biri de, kimi ülkelerde 4. Güç olarak adlandırılan BASIN’dır. Yani olası sorunların üzerine giden, Hak ile Hukuk kavramlarını mutlaka kullanan, Sürekli Ezilenin ve Hor Görülenin yanında olan, Mutlaka Çağdaş ve Yaşanılabilir bir Dünya amaçlayan motivasyon içinde olması yaşam kriterleri içinde olur (olmalıdır.) Taraf olması gerektiğinde mutlaka objektiviteyi elinden bırakmayıp Hak ve Adaletin yanında en onurlu yerini alması gerektiği çok net bilinen Basın, maalesef ki az gelişmiş yada gelişmekte olan Ülkelerde esas amacının sınırlarını daime ret ederek aksi tutum sergilemektedir. Bu durumlarda genellikle Basın Egemen Güçlerin Borazanlığını yaparak can damarlarının hayat bulmasına çalışır. Hem Kendisini Gayri İnsani olarak ayakta tutar ve böylelikle hem de Egemen Güçlerin daha da Güçlenmesine sebebiyet verir. Zira Afrika ve Asya’ da ki gelişimini tamamla(ya)mamış bazı ülkelerde Basın tamamen Mevcut Gücün yanında yer almakta ve bunu son derece anlaşılır bil dil ile halka yutturabilmektedir. Maalesef ki hala gelişimini tamamlayamamış Ülkemiz Türkiye’ de de durum bundan farksız değildir. Olası sorunları Adalet, Demokrasi ve Barış kavramları üzerinden değerlendirilmesi gerekirken aksi bir tavır ile karşılaşılması maalesef ki Az gelişmişlik içinde olan ülkeler hakkındaki Yorumu teyit edicidir. Basınımızın değerli oldukları son derece meçhul kalemşörleri ise, Oturdukları sırçalı köşklerinde ŞARAP kadehlerini yudumlayarak ŞEHİTLERE ağladıklarını söylüyorlar. Oysa gözlerindeki Yaş maalesef belki birkaç Dakka önce kaybettikleri bir İHALE yahut sevgililerinden aldıkları olumsuz Telefon Mesajıdır. Şahsiyetli Basınımızın ??? Mümtaz kalemlerinden olan ??? Sayın Ertuğrul ÖZKÖK’ ün mahkeme tutanaklarında Hayali İhracattan Hüküm Giymiş Biri olarak geçtiğinden haberiniz var mı? Eğer yoksa oldu şimdi. Evet ‘’Ben Olsam Kürtler’in Semalarından Bir İki Bomba Yüklü Savaş Uçağı Geçirtirdim, Birkaç Cam Ve Duvarları Yıkılsaydı ( Sanırım burada birkaç bir KÜRDÜ öldürmek istemiş ama ADAMIMIZ dil ustalığıyla İMGE kullanmış )O Zaman Siz Görürdünüz Bu Saldırılar Oluyor Mu Olmuyor Mu? ‘’ Tanrım Özene bezene yarattığı bu ihaleci ve aynı zamanda Hayali İhracatçı Ertuğrulu Yüksek Askeri Erkanımızın Başından eksik etmesin dersem kim amin der bilemem? Siyasal bir duruşunuz, İdeolojik bir düşünceniz, Dinsel bir tarzınız ve Sosyal hayatta kendinize has kriterleriniz olabilir. Ancak, hiç kimse, hiç kimsenin Ölümü üzerinden politik çıkar sağlamamalı ve sağlatmamalı. Maalesef Ülkemizdeki BASIN, Ölüm ve Cinayetler üzerinden kendini besleyen bir odak haline gelmiştir. En son Türkiye’nin Güney Kürdistan eksenli Pe.Ke.Ke ‘ye müdahale edebilmek için Çıkarttığı Tezkere sonrasında BASIN’ın diline bakıyorum da kahrolmamak elde değil. Aman Tanrım bu nasıl bir histeri. Bu nasıl bir ruh hali??? Ülke’nin bir Karış Toprağını Kimseye vermemeye SÖZDE yemin etmiş Köşe Başı Borazancıları, salya sümük KÜRTLERE ve KÜRTLER’in değerlerine küfür etmeyi Erdem sayıyorlar. Öyleki çoğu en değme Savaş Stratejistini geçerek Askere ve Siyasilere yol göstermektedir. 1970’li yıllarda M.H.P İdeologu ve Katliam Planlayıcısı olmak suçlarıyla İdamla Yargılanan Taha AKYOL, İRTİCAYI BIRAK KÜRTLERE BAK başlıklı yazısında, basının ne kadar iğrençleşebileceğini gösteriyor. Keza Basın Konseyi gibi bir kurumun başında, sadece fötr şapkasıyla poz vermeyi seven Oktay EKŞİ, en değme Bilmem Kaç yıldızlı rütbeli bir Komutan gibi savaş naraları atmaktadır. Oysa daha fazla Ölüm olmasın diye Bildirgeler yayınlanmalı, Taraflar arasında itidal telkin edecek bir dil kullanılmalı, ‘’ Bir Savaşı Durdurabilmek İçin, Savaşın ve Barışın Dilini İyi Bilmeli’ gerçekliğine istinaden, Ülkemizde BARIŞIN dilinin iktidarı için çaba sarf etmeli. Evet bunların sonunda İhale ve Zengin Olmak yoktur belki ama en azından Binlerce Canı Kurtarabiliriz. Basın hiçbir zaman Taraf olmaz. Ancak olması gerekirse de her zaman HAKLININ tarafı olmalıdır. Ama mutlaka Objektiv olmayı unutmamalıdır. Uzun süreden beridir var olan KÜRT SORUN’u endeksli Ülke içindeki gerginliğin neredeyse Had safhaya ulaştığı şu günlerde, Ortamı kaotizimden kurtarma çabaları içinde olmamız gerekirken, Şanlı ve Şanslı Basınımız olayları adeta körüklercesine MANŞETLER ve KONULAR işlemektedir. Böylelikle Halklar arasında derin uçurumlar açmanın yoluna başını koymak suretiyle, Var olan Linç Kültürünü daha da aktifleştirmek suretiyle kendine Pay çıkartmaya çabalamaktadır. Bu ülke toprağının KEDİSİ ‘nin diz kapağı bile kanasa bizim içimiz acır. Son yaşanan olaylardaki Her iki TARAF’ın (Sorun zaten Pe.Ke.Ke’yi ve KÜRTLERİ taraf olarak görmemekten kaynaklanıyor) kayıpları da duyarlı insanların içini yakmıştır. D.T.P başta olmak üzere, kurumların dışında yer yer taammüden KÜRTLERE karşı yapılanma ve saldırıların başlatılmasında büyük emeği olan Şan ve Şeref sahibi ( Bu Şan ve Şerefi sadece ihalelerden elde ettikleri hepimizin malumu) Basınımız, zaman zaman günah çıkartmaya kalkışsa da, Halkları birbirine SALDIRTMAKTAN başka bir şey yapamaz oluyor. Türk Basını(mızın)nın içinde bulunduğu durumu arz etmeye çalıştım. Ülkemizde BASIN Evrensel Kriterlerin uzağında tam da adının vurgulamasına uygun bir üslüp takip ediyor. BASın demiş olmamın nedeni o. Olayları yatıştırması, itidal telkin etmesi, Halkların metanetli olması gerektiğinin vurgulamasını yapması gerekirken BAS ın diyor ASLANLAR BASın arkanızda BASIN var. Tanrı sonumuzu hayır etsin… İnadına Sayın ÖCALAN İnadına Azadiya Welat Gazetesi İnadına Gündem Gazetesi İnadına Roj T.V İnadına Roj Baş İnadına Şev Baş İnadınaQ İnadınaW İnadına X ÊDİ BESE ''''
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|