|
Her şey değişiyor ama Türkiye’deki ırkçı kafa aynı.
Demokratik Toplum Partisi'ne kapatma davası açıldı.
Gerekçesi DTP liler,savcilar ve paşalar gibi düşünmedikleri ve Kütlerin Demokratik haklarını savunmasi!..
Kürt özgürlük mücadelesi çizgisindeki siyaset yapan siyasi partilerin bir şekilde legal alandan tasfiye edilmesi bugüne kadar hayırlı hic bir sonuç üretmediği yetirince anlaşılmamış olmalı.
DTP’ye reva görülen kapatılma, siyaset yaptırmama baskısı siyaset, içi ırkçı yapılanmalar ve siyaseti emir komuta tarzı ile idare etmeye çalışan militer güçler eliyle yürütüldüğü açıktır.
DTP yi köşeye sıkıştırmak,kapatmak,üyelerine yönelik linç kampanyalarını başlatmak geçmişi tekrarlamaktır ve bunu yapanlara fayda sağlamamıştır.
Daha önceki Kürt demokratik haklarının savunucusu olan siyasi partiler olan HEP, ÖZDEP, DEP,HADEP ve DEHAP’ı kapatan Türk Adaleti' şimdi DTP için aynı gerekçeyi ileri sürüyor:
“Devletin bütünlüğü aleyhindeki faaliyetin odağı haline geldiği...” Bu iddianin Türkçesi Devletin resmi düşüncesini red eden demokratik düşüncelerin buluştuğu çekim alanı anlamina gelmektır bu doğru ve onur vericidir bunun için kapatılacaksa hiç durmasınlar.
Bu resmi düşünce militanlari demokratik açılımlar ve halkların özgürlük taleplerini hazm edemedikleri için son bir hezeyanla DTP yi kapatmayi ünlerine koydukları anlaşılmaktadır.
12 Eylül 1980 Faşist darbesinin Netekim Paşa sı, Kürt meselesinde hata yaptığını itiraf etmesi orta yerde dururken;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın böyle bir dava açması TC'nin kendi tabutuna çivi çakmasından başka bir şey değildir.
Faşist darbenin sağken ölen Paşasi, Evren: “Kürtçe dilini yasaklamakla hata ettik” diyor.
Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman,“-Kürtler Dilini konuşmak, şarkısını söylemek istiyordu. Ama biz "Kürt yoktur" diye eğitilmişiz!„ Ve ekliyor“-Sosyal talepleri bile yıkıcı faaliyet saydık!„
MİT Başkanı Emre Taner,de“Reaksiyon Politikasını bırakmalıyız„ diyor.
Bu itirafları dikkate alacak bir yönetim olmuş olsaydı….bu güne kadar Kürt kadeşlerimize yanliş yaptik tüm bu yanlişlara devlet olarak sebebiyet verdigimiz için özür diliyoruz.Akıl ve insani yaşama aykırı olan Kürt dilini Kültürünü ve renklerinin üzerindeki yasakları kaldırıyoruz ve eşit koşullarda birlikte yaşamaliyiz diyecekti.
Bu özür dileyişi duyan her Kürt eşit koşullarda birlikte yaşama anlayışına tilili çekecekti.
Ama görünen bu itiraflara rağmen yanlıştan ısrar edildiğini görmekteyiz.Özgürlügün sembolu olan Kandil dağında var olduğu savunulan 3000 PKK'liye karşı en modern teknoloji ile donatılmış 100 bin asker yığılıyor... Buda yetmezmiş gibi ABD,AB,İsrail ve hatta ismi bile duyulmamiş Afrika kabilelerinden de yardım istenmektedir.
Ancak, Türkiye'de aklı başında herkes dağdaki gerillalara karşı değil 100 bin 500 bin askerlede oparasyon yapsa başa çıkılamayacağını söylüyor.
Bir sınırötesi ve sınır içi operasyonlarla bir olumlu sonuç alınmayacağını geçmiş 24 operasyonla ortaya çıkmıştır.
DTP'nin kapatılması ise ateşe körükle gitmekten başka bir sonuç doğurmaz.
Kapatılma tehditiyle karşı karşıya olan DTP milletvekilleri, iyi niyeti elden bırakmadan diyorlarki:
“Partimizin kapatılmasını isteyen kesimler gelsinler, bizi ikna etsinler. Parti kapatma sorunu çözecek, en azından akan kanın durdurulmasını sağlayacaksa, bizi tatmin etsinler. Partimizi kendimiz feshedip Meclisten ayrılacağız” diyorlar (17/11, Milliyet). Bundan daha barışçıl biryaklaşım olabilirmi?
Hep savaş isteyen ve savaşsız yaşayamayan Savaş Baronları ateşkeslere karşı yoksul halk çocuklarını operasyonlara sürmektedir… Unutmamak gerekirki;
Aklın ve sağduyunun çekildiği alanlarda Evren’ler,Çatlı’lar,Yeşil’ ler,Vural’lar Savaş’lar,Kanatoğlu’lar,Yaşar Büyükanıt’lar ve kısacası tüm“iyi çocuklar„olacaklar ve tabiki yeni iyi çocuk Mehmet Ali Şahin’i de eklemeyi unutmamak gerekir. |